Tireli Nihat Ağabey Trakya’da bir Nur Dershanesi’ne gelmişti. Ramazan ayıydı. Sene 2005′ti yanlış hatırlamıyorsam. Dersini dinledik, ertesi gün öğlene doğru kalktı.
Ben de hafız olduğumdan dolayı, benimle hususi ilgilendi. O zaman İnş. Müh. 3. sınıftaydım. Bana dedi ki, “vücudunun zekâtını ver, hizmette en azından bir sene kal, hizmet et!” (Gaflet öyle bir şeydir ki, bu mübarek [...]
Arsiv 'Risale-i Nur' Category
Sadece Üstad Bediuzzaman’ın fikirlerinden bahsetmek
Published October 11th, 2006 in Risale-i Nur. 9 YorumYaşım 24. Yaklaşık 5 sene oldu, Risale-i Nur’u tanıyalı. Ve o zamandan beri, başka bir eser veya kitap okumak bana çok eziyetli geliyor. Hatta, Risale okumayı bıraktığım zamanlar bile, başka eserler bana çok kof geliyor. Öyle ki, biriyle İslami muhabbete başladığımız zaman; önceleri, Üstad Bediuzzaman şöyle der, şu şekilde söyler vs. diye konuşurdum.
Bir gün, çalıştığım [...]
Zülkarneyn kimdir? Sedd-i Zülkarneyn nedir?
Published October 7th, 2006 in Risale-i Nur and İslami. 23 YorumZülkarneyn, Kur’an’da adı geçen ve peygamberliğinde ihtilaf bulunan, üç zattan biridir. Ben, sedd-i Zülkarneyn gibi meselelere çok meraklı olduğum için, Zülkarneyn ve sedd-i Zülkarneyn’le ilgili epey araştırma yapmıştım. Ancak, en somut cevapları, kesinlikle Risale-i Nur’da buldum. Risale-i Nur, bazı noktalarda, tarihteki yanlışları bile apaçık gözler önüne seriyor. Şimdi, Risale-i Nur’da bu konuyla alakalı anladığım şeyleri, [...]
Karabük Dersanesi’ne kardeşlerle birlikte gitmiştik. İkindi vaktiydi. Herkesle tokalaştık, oturduk. Kişisel olarak Risale-i Nur okumaya başladık. O hafta sonu zannedersem Mustafa Sungur Ağabey, Karabük’e gelecekti. Biz de bu nedenle, Karabük’teydik. Daha sonra içeri, biraz resmi kıyafetli, iri-yarı Süleyman adında, tuhaf yüzlü bir ağabey girdi. Altmış-altmış beş yaşlarında, bir ağabeydi. Bize tek tek hoşgeldiniz [...]

