1. Levent’te, Zincirlikuyu Mezarlığı’nın duvarlarında ve Mecidiyeköy’de ise Ermeni mezarlığının duvarlarında, reklam panoları mevcut. Belki de, Türkiye’nin reklam verme bakımından, en etkili iki yeri. Ancak, reklamları veren firmalar, reklam panolarının, mezarlığın hemen arka tarafında olduÄŸunu unutuyorlar galiba.
Zincirlikuyu mezarlığı Müslüman mezarlığı ve ÅžiÅŸli’de ki mezarlığın ise Ermeni mezarlığı olduÄŸunu düşünsek bile mezar, mezardır. Ve ölü, dinsiz bile – kendisine saygımız olmasa bile- olsa mezarına saygı duyulmalıdır. Ama, heyhat ! Her gün geçtiÄŸim o duvarlarda, rezalet reklamlar, o ölüleri incittiÄŸi gibi, beni de incitiyor. Reklam panolarının sahibi özel firma, böyle ÅŸeylere dikkat etmiyor herhalde. Zaten, canlıya saygısı olmayanın, ölüye saygısı olur mu? Canlıya saygıları olsaydı, sapık türden reklamları, en azından Ramazan ayında asmamaları gerekirdi.
Hani yobazlık derler ya, işte dünya yobazlığı da bu olsa gerek. Sapık bir yobazlık. Ölüye bile saygısı olmayan bir yobazlık. Televizyonlardaki reklamlar, rezalet doluyken, şehrin göbeğinde mezar duvarlarında bulunan reklam panolarının hali de işler acısı. Buna, en kısa sürede çözüm bulunmalı. Aksi takdirde, ben ve benim gibiler rencide olmaktan kurtulacaklar.
Ölülere saygıdan nasıl mermerden mezarlar yapılıyor. Öyle de yine ölülere saygıdan dolayı, en azından mezarlık duvarlarına edep ve ahlak sınırlarını aşmayacak reklamlar konulmalı !
Çağdaşlıktan, modernlikten bahsedenler, her geçen gün irticayı yeniden hortlatmak isteyen hortlaklar, nedense bu ve bunun gibi, Türk gençliğinin ahlak duygularını, hiçe sayar derecesindeki bir sapıklıkta bulunan bir durumu haber yapmazlar, pes yani ! Ayrıca, altında art niyet bulunduğu da apaçık.
