Arsiv 'Ramazan' Category

Dinlenme Tesisi Vurgunu

Dinlenme Tesisi Vurgunu

Bir MaraÅŸ yaptık, geldik. YemediÄŸimiz kazık kalmadı. Neyse, masraflar ÅŸirketten de. Ancak, bu kadar insafsızlık, sadece Türk Milleti’nde görülür herhalde. Sahurda kazık, iftarda kazık. İnsanlar yolcu olunca niçin ikinci sınıf vatandaÅŸ muamelesi görür, anlamam.Gebze Terminali’nde iftar açacağım. Otobüste, suyla iftarımızı açtık. Lokantaya gidiyorum. Tepsiyi alıyoruz elimize ve istediÄŸimiz yemekten koydurtturuyoruz, aşçı beye. Neyse, “Ver pilav, ver tavuk” diyorsun, dolduruyor beyefendi. Ancak, o da ne? Garson beyefendiler, yandan tepsine salata ve su sokuÅŸturuyorlar. Yani, herkes yer ya onları. O yüzden, herkes alacak ya, yardım ediyorlar, yorumlayalım diye, saÄŸolsunlar. Sende alıyorsun, beleÅŸ diye. Kasaya gidiyorsun, üç tabak yemek almışsın. Ücret, 13 milyon. Oha derim ben bu iÅŸe çorba, pilav, sulu yemek 13 milyon. Yolcu kazığı, ne olacak! He bir de Ramazan kazığı tabii.
Türk Milleti, dünyadaki en iyi, en ahlaklı, en mükemmel, en osu, en busu. Benden daha büyük bir Türkçü yoktur, bu dünyada. Ancak, Türk Milleti’nin en ahlaklı millet olduÄŸunu söyleyenin, (en azından ÅŸu tarihlerde) alnını karışlarım. Böyle sahtekarlık olmaz.

Ve beyefendilerin müşterileri hazır olduÄŸundan, hiç de hoÅŸgeldiniz, felan filan çekmiyorlar. Adam, 13 milyon diyor, bağırarak. “Acele et! ” diyor. Müşterisi hazır ya alçağın.

KaynaÅŸlı’da sahur için duruyoruz. Burası alçaklar dolu. Bir kahvaltılık alıyorum, bir de ufak bir ÅŸey yanında, bir bardakta çay. Hesap, 12 milyon. Yeme de yanında yat derler ya. Herhalde, böyle kazıklar için demiÅŸler bu lafı. Kahvaltının içinde, üç-dört tane zeytin, ufak reçel, bal, tereyağı paketleri, yumurta ve bir de karper peyniri. Bu paket içinde satılan reçeller, ballar, hayatımda en sevmediÄŸim kahvaltılıklardır. Ne tatları vardır, ne de tuzları. Ancak, sahurlarda kahvaltı yapmaya çok alıştığım için, mecburen alıyorum. Ve yiyorum afiyetle, ancak kazığıyla birlikte.

Türk milleti ha! Peh! Sultanahmet’e gidersin Ramazan’da, bir döneri beÅŸ liradan yersin. İki de ayran içersen, on lira ödersin. Bari gidelim, Feshane’ye dersin. Orası daha ucuzdur diye. Heyhat, orada daha ballı kazıklar yersin.

Adama soruyorsun, “Niye bu kazık?”, cevaben, “Ben burya ne kadar veriyom biliyon mu?”. Benim cevabım da hazır, “Evet biliyorum, aylık 9 milyar”. İçimden adama “İnÅŸallah, o parayı çıkaramazsın da batarsın” diyesim geliyor, onu da diyemiyorum. Beddua eden bir insan deÄŸilim. Ancak, icabında edeceksin. Çünkü, Ramazan gibi bir zamanda herÅŸeyin daha ucuz, daha kaliteli olması gerekirken, ve “Allahım, fakirlere yardım et, olmayana da ver” duaları yapılırken, böyle rezil-rüsva olaylar, sadece Türkiye’de meydana gelir. Yani, bu kazıkları atanlar, öbür tarafta bunun hesabını nasıl verecekler, çok çok merak ediyorum.

Onuncu Teravih – Mecidiyeköy Merkez Camii

Onuncu Teravih – Mecidiyeköy Merkez Camii

Ramazan’ın onuncu teravihini, Mecidiyeköy Merkez Camii’nde kıldım. Daha önce de gitmek istediÄŸim Merkez Camii’ne, geç kaldığım için gidememiÅŸ, daha da ötesi bir kapana kısılma tecrübesi yaÅŸamıştım.Mecidiyeköy Merkez Camii, Mecidiyeköy Meydanı’nın karşı tarafında, yani Büyükdere Caddesi’nden Mecidiyeköy’e giderken saÄŸ tarafta kalıyor.

Teravih saatinde, camiinin yarıdan fazlası doluydu. Teravih namazı başladı.

İmam Efendi, namazda hemen hemen bütün “Ya eyyühellezine amenu” ile baÅŸlayan ayetleri okudu. Temposu da ağırdı, yani kıraata ve dolayısyla tecvite çok önem veriyordu. İmam’ın oldukça yavaÅŸ bir hızla kıldırdığı teravih, güzel geçti. Teravihten sonra salatı ümmiye yerine, baÅŸka bir camiide olduÄŸuu gbi, “Allahümme salli alel-mustafa…”salavat-ı ÅŸerifesi getirildi. Yine güzel bir Ramazan teravihiydi.

Åžunu da söylemem gerekir ki, Mecidiyeköy’den ÅžiÅŸli’ye kada, Büyükdere Caddesi’nin etrafında, hiç bir camii yok. Bu nedenle, Büyükdere Ceddesi’nin sol tarafında küçük te olsa bir camii yapılmaılı ve insanların ibadet ihtiyacı karşılanmalı. Özellikle, ÅŸu anda Meydan denen, ancak eski otobüs duraklarının bulunduÄŸu yere, küçük de olsa bir mescid gerçekten çok yakışır.

Dokuzuncu Teravih – Sanayi Mahallesi Camii

Dokuzuncu Teravih – Sanayi Mahallesi Camii

Ramazan’ın dokuzuncu teravihi, Sanayi Mahallesi Camii’nde kıldım. Sanayi Mahallesi’nin göbeÄŸindeki caminin, ancak yarısı dolabilmiÅŸti.Hanımlara ayrılan kısım ise tıklım tıklım doluydu. Çok merkezi bir yerde olmasına raÄŸmen, camiinin imam ve müezzini, diÄŸer imam ve müezzinlere göre daha zayıftı. Errahman suresinden ayetler okuyarak, teravihi kıldıran İmam efendi ne yazık ki, bazı yerleri hatalı okudu. Müezzinde imama ayak uydurunca, pek de güzel bir ortam oluÅŸmadı. Ancak, ikiÅŸer ikiÅŸer kıldırılan namaz, herÅŸeye raÄŸmen güzel geçti.

Yarına Ramazan’ın üçte birini doldurucağız. Allah Ramazan’dan, azami derece de istifade eden kullarından eylesin bizi. Amin…

Yedinci Teravih – Mecidiyeköy Konyalı Cami

Yedinci Teravih – Mecidiyeköy Konyalı Cami

Ramazan’ın yedinci teravihini, Mecidiyeköy Merkez Camii’nde kılmak için çıktım yola. Ancak, biraz geç kaldığımdan dolayı, Mecidiyeköy’deki bir baÅŸka camii olan, Konyalı Camii’nde kılmaya karar verdim. Ancak, camiide beklenmedik bir durumla karşılaÅŸtım.
İçeride sadece iki saf cemaat vardı. Tabi, buna epey ÅŸaşırdım. Çünkü, Mecidiyeköy’deki bütün camiilerin, hemen hemen her namazda, hatırı sayılı bir cemaati olduÄŸunu iyi bilirim.

Cemaat, farzı kılmıştı. Ben de, yatsının farzını ve son sünnetini kendi başıma kılarak teravihe yetiştim. Tekbir getirdim, teravihin ilk rekatına yetiştim. Fakat o da ne ? İmam efendi bir türlü rekatı bitirmiyor. Ben de okuduğu yerden anladım ki, bu bir hatimli teravih. İmam da yedinci cüzü okuyor. Ve cemaatin iki saflık olmasının sebebi de bu. Ayrıca, bu Ramazan, ilk defa ikişer ikişer kılınan bir teravih namazı kıldım.

Daha sonra, ilk saftakilerin önündeki paket bardak suları görünce anladım ki, ön saf, hatimle teravih kılındığını bilerek gelmiş. Yani, herşey hazırlanmıştı.

İmam efendi yaşlı bir zattı. Epey, hızlı bir şekilde sayfaları okuyordu. Çok istifade ettiğim, bir teravih oldu. Ben de yarın sabah, namazdan sonra valideye okuyacağım yedinci cüze iyi çalışmıştım. İmam da benim okuyacağım cüz olan, yedinci cüzü okuyunca, benim içinde iyi bir tekrar oldu.

Yani, ÅŸaşılacak ÅŸey. Mecidiyeköy’de bu Ramazan, sadece Merkez Cami’ne gitmeye niyetliydim. Geç kaldığım için, Konyalı Camii’nde kılmak zorunda kaldım. Ve Allah-u Teala, bana hayatımda ilk defa, bir hatimle kılınan teravih namazı kılmayı nasip etti. Allah’a şükürler olsun. İnsan, hatimli teravihten daha fazla feyiz alıyor.

Åžunu söyleyeyim. İstanbul’da hatimle kılınan camii arayan insanlar varsa, Mecidiyeköy’deki Konyalı Camii, herkese tavsiyemdir. Camii, Profilo AlışveriÅŸ Merkezi’ne gitmeden saÄŸ tarafta yer alıyor.




Son Eklenenler

RSS

Kategoriler



Veri Tabanları



Arsiv








website counter