Arsiv 'Çevre, sokak, şehir' Category

Esenler’de Çanak Antenler Yasaklandı

Esenler’de Çanak Antenler Yasaklandı

Esenler Belediyesi, Esenler ilçe sınırları içerisindeki tüm binalarda, balkon veya bina cephesinde -çatı hariç- herhangi bir yere monte edilen çanak antenlerin kaldırılmasını istedi.

Belediye, çanak antenlerini kaldırmayanlar hakkında kısa süre sonra ceza-i müeyyede uygulamaya başlayacak.

Bu uygulama, görüntü kirliliğinin önüne geçilmek için yapılıyor.

Tags: , ,

Orbit Sakızı Köpekleri Öldürüyor

Orbit Sakızı Köpekleri Öldürüyor

Ünlü Orbit sakızının hayvanlarda kullanımı çeşitli zararlara neden olabiliyor.

Sakızda bulunan Xylitol maddesi, köpekler için öldürücü bir madde. Günümüzde ise, cahil ve çok duyarsız bir şekilde köpeklere insanların yediği çikolata ve sakızlar, hayvanlar üzerinde büyük sağlık sorunlarına yol açabilir.

Kaza ile köpeğinize Orbit yedirirseniz, hemen veterinere başurun.

Yazının Tarihi

Yazının Tarihi

Harfler bir ülkeden öteki ülkeye, bir ulustan öteki ulusa geçerken bir başka gezi daha yapıyor. Taşların üzerinde papirüse, papirüsten mumlu levhalara, mumlu levhalardan parşömene ve parşömenden de kağıda geçiyorlardı. Kumlu toprağa ekilen bir ağaç,killi ve bataklık bir alana ekilen ağaçtan nasıl değişik şekilde büyürse; harfler de taştan kağıda geçen süreçte öylece görünüşlerini ve biçimlerini değiştirdiler. Taş üstünde dik ve dümdüz yükseliyor, kağıdın üzerinde yuvarlaklaşıyordu. Balmumu üzerinde de yıldız biçiminde kıvrıldılar. Balçık üstünde çivileştiler, yıldız iğne biçimi aldılar. Hele kağıt ve parşömen üzerinde sürekli kıllık ve biçim değiştirdiler.

Yazı yazmak için çok çeşitli araçlar kullanılmıştır. Hiç elimizden düşürmediğimiz kağıt kalem dünün icadıdır. Biraz daha öncelere, ilk insanların resimlerden yazının henüz doğmakta olduğu çağlara dönersek o zaman yazı yazmanın inanılmayacak kadar zor olduğu görülür. Çünkü o günlerde bu iş için gereken araçlar yoktu. Herkes, ne ile neyin üzerinde nasıl yazacağını kendisi düşünüp bulmak zorundaydı.

O dönemin araçları arasında taÅŸ, koyunun kürek kemiÄŸi,balçık yaprağı,çanak çömlek parçaları, yırtıcı hayvan derileri ve aÄŸaç kabukları gibi ÅŸeyler hep bu dönemde kullanılıyordu. Bütün bunların üzerine sivriltilmiÅŸ bir kemikle ya da çakmak taşıyla kaba bir resim çiziktirmek mümkündü. İslam Peygamberi Hz.Muhammed, kutsal kitap Kuran-ı Kerim’i koyunları kürek kemiÄŸi üzerine yazdırmıştı. Eski Yunanlılar, halk toplantılarında oylarını ÅŸimdi yapıldığı gibi kağıt üzerine deÄŸil de, çanak çömlek (ostrakon)lar üzerine yazarak verirlerdi.

Papirüs bulunduktan sonra bile birçok yazarlar,yoksulluk yüzünden yazılarını çanak çömlek parçaları üzerine yazmak zorunda kalmışlardı. Eski yunan bilginlerinden birinin kitap yazmak için evindeki bütün çanak çömleÄŸi kırdığını anlatırlar. görevle Mısır’da bulunan eski Romalı asker ve memurlar; bir aralar, papirüs yetersizliÄŸinden hesap pusulalarını çanak çömlek parçaları üzerine yazmışlardır.

Ama palmiye yaprakları ile aÄŸaç kabukları yazı yazmaya çok daha uygundu. Papirüs bulunmadan çok önce bunların üzerine iÄŸne ile yazı yazılmaktaydı. Hindistan’da bir çok kitap palmiye yaprakları üzerine yazılmıştı. Yaprakların kenarları bir ölçüde kesildikten sonra iplikle dikiliyordu. Bu kitabın kenarları altınla yaldızlanır ya da renk renk boyanırdı. Böylece çok güzel bir kitap meydana gelmiÅŸ olurdu. Ormanca zengin olan ülkelerde kayın ve ıhlamur aÄŸacı kabuklarından yapılmış yapraklar üzerine yazı yazılırdı.

Bununla birlikte çok eski çağlardan itibaren bir yazı yazma yöntemi vardır;onu bügünde kullanmaktayız. Bu taş üzerine yazı yazmadır. Taştan kitap, kitapların en uzun yaşamlısıdır. Bunda 4000 yıl önce, eski Mısır mezar tapınaklarının duvarlarına yazılmış olan upuzun hikayeler günümüze kadar gelmiştir.

DoÄŸal Afetler Nedir?

DoÄŸal Afetler Nedir?

Afetler; en geniş anlamı ile insanlara zarar veren olaylardır. Başka bir ifade ile can ve mal kaybına yol açan doğal olaylardır. Afetin ilk özelliği doğal olması, ikincisi can ve mal kaybına neden olması bir diğeri çok kısa zamanda meydana gelmesi ve son olarak da başladıktan sonra insanlar tarafından engellenememesidir. Bazı afetlerin yeryüzünün nerelerinde daha çok olduğu bilinmektedir. Örneğin deprem, heyelan, çığ, sel, don ve kaya düşmesi gibi afetlerin nerelerde daha çok görülebileceği bilinmektedir

Depremler tamamen doğal kökenlidir. Onun için insanların hiçbir şekilde müdahalesi söz konusu değildir. Ama söz gelişi heyelan, sel ve çığ olaylarının meydana gelmesinde doğrudan veya dolaylı olarak insanların etkisi bulunabilmektedir

Bazı afetler, başka bir afetin doğmasına yol açar. Örneğin sel ve su baskınından sonra salgın hastalıklar ortaya çıkabilmektedir

Hem meydana gelişi ve hem de doğurmuş olduğu zararın uzun süreli olması, bazı olayları afet dışında bırakmaktadır. Bunların başında da toprak erozyonu gelmektedir. Esasında toprak erozyonu, ülkeler ve insanlar için çok önemli zararlar doğuran hatta sonunda insanları göçe ve açlığa mahkum eden bir olaydır. Bu özelliği ile bir afet olma özelliği taşır, ancak ani olarak değil de çok uzun zaman içerisinde gelişerek aşama aşama gelişmesi ve ayrıca insanlar tarafından önlenebilir olması, bu önemli olayın doğal afetler dışında tutulmasına yol açmaktadır.

Bazı afetlerin sonuçları depremde olduğu gibi doğrudan ve hemen ortaya çıkar. Ama kuraklıkta olduğu gibi bazılarının sonuçları ise uzun bir zaman sonra ve dolaylı olarak görülür.

AFET TÜRLERİ
Afetler kökenlerine göre Beşeri Afetler ve Doğal Afetler olmak üzere ikiye ayrılırlar.

BeÅŸeri Afetler:
Doğal olmayan, fakat insanlara ve çevreye büyük zararlar veren olaylardır. İnsanlar neden olduğu için bunlar Beşeri Afetler olarak nitelendirilirler. Örneğin orman yangınlarının bir kısmı, meskun mahallerde görülen yangınlar, hava kirliliği, su kirliliği, toprak erozyonu ve salgın hastalıklar gibi olaylar beşeri afetlere örnektir.

a. Toprak Erozyonu
b. Hava KirliliÄŸi
c. Asit YaÄŸmuru
d. Ozon Tabakasının Delinmesi
e. Su KirliliÄŸi
f. Toprak KirliliÄŸi

DoÄŸal Afetler:
Oluşumları tabiat olaylarına dayanan afetlerdir. Ancak bu tür afetlerin bazısında insan etkisi bulunabilmektedir. Hatta olayın meydana gelmesinde tetik rolü oynayan etken insan olabilmektedir. Ancak olayı hazırlayan faktörler ve olayın hazırlanışı, oradaki doğal özelliklere dayanır

Doğal afetler kendi aralarında iki gurupta iki gurupta incelenir:

1- Jeolojik Kökenli Afetler: Bunlar doÄŸrudan doÄŸruya kaynağını yer kabuÄŸu yada yerin derinliklerinden alan doÄŸal afetlerdir. Jeolojik Kökenli Afetler’in en çok görülenler;

a. Deprem
b. Heyelan
c. Kaya düşmesi
d. Çamur Seli’dir.

2- Meteorolojik Kökenli Afetler: Atmosfer olayları sonucunda meydana gelen afetlerdir. Bunlar atmosfer olaylarının (sıcaklık, yağış, basınç ve rüzgar) insan için yararlı olduÄŸu sınırı aÅŸmasıyla meydana gelir. Meteorolojik Kökenli Afetler’in en çok görülenler;
a. Sel
b. Aşırı Kar
c. Çığ
d. Don
e. Fırtına
f. Tipi
g. Yıldırım Düşmesi
h. Dolu
i. Sis
j. Kuraklık
k. Orman Yangını
l. El Nino
m. İklim DeÄŸiÅŸiklikleri’dir.

Meteorolojik afetlerin oluşumunu hazırlayan temel etkenler atmosfer kökenli olmasına rağmen, bazılarında afetin oluştuğu yerin özellikleri de etkili olmaktadır. Sel, çığ ve sis buna örnek olarak verilebilir

Afetlerin doğurduğu sonuçlara baktığımızda; en başta can ve mal kaybına neden olurlar.Can kayıpları insan ve hayvanların ölmesi; mal kayıpları ise eşya bina ve tarım alanlarının zarar görmesidir. Kayıpların bir kısmı doğrudan hemen afetle birlikte ortaya çıkarken bir kısmı ise belirli bir süre sonra ortaya çıkmaktadır. Örneğin sel sırasında can ve mal kaybı meydana gelmektedir. Ancak sel baskınından sonra sellerin getirdikleri moloz, kum ve balçıklar tarım alanlarını verimsizleştirerek dolaylı zararlarda meydana getirmektedirler.




Son Eklenenler

RSS

Kategoriler



Veri Tabanları



Arsiv








website counter