İnternette gezerken rastladım. NTV’de Rıdvan’la Gültekin konuÅŸuyorlar. Araya maç görüntüsü sokuyorlar. Gaiblerden bir ses geliyor: “Bitir demediniz mi lan!”
Gültekin’in yüzü o biçim oluyor:) Rıdvan’da hiç ritmini bozmadan devam ediyor da, o gaftan sonra kim senin ezberci yorumlarını dinler acaba merak ediyorum. Gültekin gülüyor, Rıdvan konuÅŸuyor. İşte Türkiye’nin sözde en profesyonel çalışan spor servisinin dramı!
Çok çok kısa video izleyin. Moraliniz yerine gelsin. Youtube sağolsun!
Milliyetçilik ve Irkçılık üzerine bir kaç lâkırdı!
Bugünlerde Milliyetçilik teriminin kullanılması çok arttı. Peki Milliyetçilik nedir, yararı veya zararı var mı?
Öncelikle, mlliyetçilik kelimesi göreceli bir kavram! Bu kelimenin manası literatüre geçse bile, herkes tarafından kabul edilmez. Çünkü; milliyetçilik, Ülkücü bir insana göre, Türk MilliyetçiliÄŸi’dir. Yani, Türk milleti için çalışmak, didinmek ve vatanperver olmaktur. Ancak, Atsız gibi bir ırkçıya göre, Türk MilliyetçiliÄŸi, ötelerin ötesi bir ırk olan (!) Türk ırkının yüceltilmesi manasına gelir. Bir solcuya göre, hiç bir mana da olmazken, saÄŸcı bir vatandaÅŸa göre, muhafazkârlık ne demekse milliyetçilik de odur.
Bana göre ise, Milliyetçilik tabirinin olumlu ve olumsuz yönleri mevcut. Olumsuz yönü, tek bir milliyeti baÅŸ tâcı yapmak ve diÄŸer unsurları göz ardı etmektir. Senelerdir, bu ülkedeki mâsum (PKK’lı olmayan ve fikrende küçücük bir desteÄŸi bulunmayan), lisânı DoÄŸu’da doÄŸmasından dolayı Kürt gibi olan bir çok Müslüman Türkiye vatandaşı insanımızın ilk okuldan baÅŸlayarak orta okul, lise, üniversite ve hayatın her kesiminde çekmiÅŸ olduÄŸu sıkıntılar, bu MilliyetçiliÄŸin ürünüdür. Peki bu sıkıntıları ne veriyor? MilliyetçiliÄŸi, dünyada tek bir ırk varmış gibi anlayanlar! Örnek olarak; Türk MilliyetçiliÄŸi’ni, dünyadaki bir numara ırk olan Türk ırkı olarak görüp, biraz önce bahsettiÄŸimiz vatandaÅŸları da hor gören bir anlayış!
Peki Milliyetçiliğin olumlu tarafı ne olabilir? Bir çok şey! Milliyetçi insan, milletini sever ve beraber yaşadığı milletlere mensup insanlara da saygı gösterir. Vatanını, devletini ve milletini çok sever. Bu işi lâfla değil, ameliyle yapar. Ülkesine sâdık bir insan olur, ülkesine sahip çıkar, vatandaşını, polisini, hatta askerini bile korur. Bunları yaparken sloganla değil, lisan-ı haliyle yapar. İşte Milliyetçiliğin olumlu tarafı! Yoksa, tek millet benim milliyetim diyerek, kimseyi tanımayıp, diğer herkese de husumet gözüyle bakarsa, vay onun haline!
Dünyadaki hiç bir insan, en hor görülen Çingene Milleti’ne ait bir kiÅŸiden bile üstün deÄŸildir. Bu nedenle Kâinat’ın en yüksek mertebesine ulaÅŸanlar, “Üstünlük takvadadır” demiÅŸler, ırktadır dememiÅŸler.
Burası çok önemli! Milliyetçi bir insanın, milletini kollamasından önce yapması gereken çok daha önemli vazifeleri vardır! Örnek olarak midesine, ruhuna ve kalbine olan gıdayı saÄŸlamak! Sonra, annesine, babasına, hanımına, kardeÅŸine, ailesine, sülalesine olan görevleri yapmak! Daha sonra, sokağına, mahallesine, semtine, ÅŸehrine, devletine, milletine olan vazifeleri yapmak. İşte bu vazifelerden en önemlisi olan kalbine ait vazifeyi yapmadan veya ailesine ait vazifelerini yerine getirmeden “Vatanımıza ha!, devletimize ha!” diyen insanları gülerek karşılarım ve onlar hakkında üzülürüm. Çünkü, en önemli vazifeleri yerine getirmeyip, vazifesi düşmeyen meselelere dil uzatırlar. Bu konuyu daha da açalım, adam namaz kılmaz, ama lâfa gelince Ezan Susmaz, Bayrak inmez, Vatan Bölünmez diyebilecek duruma gelir. Önce kalbinin, ruhunun gıdasını al, sonra ailene, anana-babana düzgün bir evlat ol. Bu ufak dairelerdeki önemli vazifelerini yerine getir. Sonra, büyük dairelerdeki ufak vazifelerine geç! Sıranı bil, haddini bil!
Osman Öztunç’un Üsküdar klibi ve Osman Öztunç incelemem!
Ben Ülkücülük siyasi görüşünde bir insan, yani Ülkücü deÄŸilim. Beni az çok tanıyan tanır, vatanına milletine çok baÄŸlı ve dindar olmaya çalışan bir insanım. Siyasetten de nefret ederim. Bediuzzaman Said Nursî Hazretleri dışında hiç bir hacı, hoca, ÅŸeyh vs. benim umurumda deÄŸil! O ÅŸahsiyeti canımdan çok seviyorum, dediklerini her ne kadar yerine getirmesem de! Kalbimdeki kalp bağını kimse çözemez! Ne siyâsî haber dinlerim, ne de gazete okurum (Kendimi tutabildiÄŸim zamanlar). Bu nedenle “Osman Öztunç dinliyorum” sözlerime cevap olarak, Ülkücü müsün? sorularıyla çok karşılaşıyorum ama neyse!
Osman Öztunç, Ülkücü camianın en kuvvetli seslerinden biri. Hatta ÅŸu anda Ozan Arif’e yapılan düşmanlıktan sonra, MHP’nin göz bebeÄŸi! Bana göre Ülkücüler’in en kuvvetli sesi! MüziÄŸi mükemmel, ÅŸarkı sözleri çok enteresan ve bazen çok çok tutarlı, ilginç ve güzel!
Osman Öztunç’u ilk önce, üniversitede bir arkadaşımın (ilginçtir, arkadaÅŸ ta Ülkücü deÄŸildi) tavsiyesiyle dinlemiÅŸtim. Çok ilginç gelmiÅŸti. Piskopat Geceler, Üsküdar, Cebeci İstasyonu, Deli Doluyum ÅŸarkı isimleri çok tuhafıma gitmiÅŸti. Ama dinledikten sonra, Osman Öztunç’un (bilmiyorum, bütün sözleri kendisine mi ait!) iyi bir sanatçı olduÄŸuna kanaat verdim. En azından, piyasadaki kanalizasyon kanallarının millete sanatçı diye sunduÄŸu -tipi bozuk- tiplerden çok çok daha kaliteli bir ÅŸarkıcı!
Ayrıca, ilk defa “Mehmedim” ÅŸarkısının klibinde izlemiÅŸtim. O parça zaten mükemmeldi. Sözler baÅŸkasına aitti, ama mükemmel bir müzik ve ses tonuyla harika bir parça olmuÅŸtu.
Osman Öztunç ayrıca öğretmenmiş, ama hiç bu mesleği yapmamış. Zannedersem şarkı sözlerindeki kültürde buradan geliyor.
Bazen Osman Öztunç dinlemeye devam ediyorum. En beğendiğim parçaları; Yan Çizdim, Üsküdar, Piskopat Geceler, Oğul, Karahan Dede, Bu Adam, Dağlara Çıkmanın Tam Zamanıdır, Yolların Sonu, Ölüm Türküsü ve Mehmedim!
Bu parçaların arasında ise, Üsküdar ve Karahan Dede bambaÅŸka! Özellikle Üsküdar, hakikaten bir “Sessiz Çığlık”ı ifade ediyor. MüthiÅŸ bir ÅŸarkı! İnsanı inanılmaz coÅŸturabiliyor.
Bir başka tuhaf, ama mükemmel bir eseri de, Dağlara çıkmanın Tam Zamanıdır. Gerçekten yok böyle bir parça! İnsan, gerçekten haz alıyor.
Ve bana göre en enteresan parçası da Karahan Dede! Karahan Dede, herhalde bir tarikat ÅŸeyhi! Ve ona mürit olarak verilen Osman’ın hikâyesini anlatıyor. Zikirler, itiraflar vs. gerçekten çok deÄŸiÅŸik bir çalışma! Ülkücüler arasında hiç duymadığım bir tarz!
Osman Öztunç‘un klip çektiÄŸini pek bilmiyorum. Pek tv izlemiyorum, izlesem de Öztunç’un klipleri verilir mi, o da soru iÅŸareti? Ama, geçenlerde Youtube’da aratırken aÅŸağıdaki videoyu buldum. Zannedersem, bir spor salonunda, Ülkü Ocakları’nın gecesinde bir Osman Öztunç konseri! Ve Osman Öztunç’un sahne performansı var! Çok çok coÅŸkulu, çok ateÅŸli, tanımayan biri görse meczup diyebilir. Saçlar, sakallar birbirine karışmış! Ayrıca Üsküdar ÅŸarkısını, o konserde gerçekten rezil etmiÅŸ. Orjinali çok daha mükemmel çünkü! Ama sahne performansı ne öyle! Elinde saz, bu kadar coÅŸkulu bir ozan gösterebilir misiniz?
Piyasadaki sanatçı adı verilen adı bozukların bir kısmı, metalcidir. Hayko Cepkin adında (Ermeni asıllı mı bilmiyorum ama!) bir eleman… Çıkıyor diskolara, barlara, yapmadığı ÅŸey yok, saçlar havada, gözler yamulmuÅŸ, yüz boyalı, yapmadığı ….lık yok! Yaptığı herÅŸey, sadece insanları coÅŸturmak ve parayı götürmek! Bu herifin sanat için para kazandığını söyleyenlerin, alnını karışlarım!:) Ama Osman Öztunç, en azından bir mefkûre sahibi. Dinleyenleri var ve haykırmak istediÄŸi bazı ÅŸeyler var. Bunları haykırma tarzı da tuhaf ama, yukarıda dediÄŸim gibi bazı adı bozuk n’olduÄŸu bilinmez tiplerden çok daha saygın bir yeri var bende. Çünkü, bir fikir ve ideal sahibi! Ve bir ÅŸeyler yapmak istiyor! Yapıyor da, herkeste onu benimsemiÅŸ! Bu nedenle saygı duymaktan baÅŸka yapabilecek hiç bir ÅŸeyim yok! Dinlemeye de devam ediyorum. Çünkü, bu vatanı çok aşırı seven biri olarak, alternatifi de yok!
Not: Sazla insanları bu kadar coşturan başka kimse görmedim, duymadım! Sazlar, mikrofonlar, herşey havalarda:)
Geçenlerde Google’da dolaşırken izlerdedektiflik.com adında bir site gördüm. Bir dedektif firmasıymış. Baktım bilgilerine yasal, yeri de Bakırköy’de, telefonları da mevcut.
Sitesinde yazılanlara göre, karı-koca takibi, adres tesbiti, kişi takibi vs. yapıyorlarmış. İstediklerini yapsınlar, işim olmaz zaten de, öğrenci takibi de yapıyorlarmış. Benim de ilgimi çekti. Okuyayım dedim! Ne göreyim, tamamen bir terbiyesizlik, hakaret! Siteden alıntı, aynen şöyle yazıyor:
DİKKAT>>>>>anne ve babalar yukarıda saydığımız olaylar tamamıyla bizim çocuklarımıza gençlerimize adapte edilip beyni yıkanarak masum ve tertemiz çocuklarımızı kirleterek menfaat sağlamaya çalışan çeteler tarafından kandırılmaktadırlar.
İlkokullarımıza kadar giren uyuşturucu tacirleri, tarikatlar, kadın tacirleri, kap kaç çeteleri, hırsızlık çeteleri, pkk yandaşları, hızla yayılarak çocuklarımızı ve gençlerimizi içinden çıkılmaz bir batağa sürüklemektedirler.
Yani firmanın sahibi beyefendiler, üç kuruÅŸluk insan deÄŸil aralarında yerde iken ArÅŸ- Azâm’ı müşahede eden İmam-ı Rabbanî, Gavslar’ın Gavsı Åžah Abdulkadir Geylanî gibi en büyük İslam müctehidlerinin peygamberimizden aldıkları derse binâen izledikleri yolu, böyle üç kuruÅŸluk insan diyemeyeceÄŸim bozuntular, kadın tacirleriyle, hırsızlık çeteleriyle, pkk yandaÅŸlarıyla bir tutuyor. Birileri ArÅŸ-ı Azâm-ı müşahede ederken, (oralar, Amerika’nın üstü bir yerler oluyor!) diÄŸerleri büyük bir İslam hakikatına, böyle rezil bir hakaretle saldırıyorlar.
Ben de şunu diyeyim, tarikatı zehir tâcirleriyle bir tutanlar vatan hainidir, İslam düşmanıdır. Bu vatanda yatan milyonlar velâyet makamı kazanmış şehitlerimizin kemiklerini sızlatan insanlardır. Ayrıca daha da ileri giderim ki, bunu söyleyen insanlar, zehir tâcirlerinden daha da beter insanlardır. Çünkü zehir tâcirinin amacı para kazanmak, insanın öbür dünyasını da götürür ama tâcirin amacı itibarıyla sadece kişinin bu dünyasını zedelemektedir. Ancak, böyle insanları, zehir tâcirlerinden daha beter görüyorum. Çünkü, insanın iki cihanını zindan etmek için çabalarlar.
EÄŸer bu firma samimî olsa sitesine, “amacından sapan tarikatlar” tarzında yazar. Buna bir ÅŸey diyemem. Tarikatların bir kısmı, ne yazık ki sapık görüşlerle karıştırılıp yoÄŸurulmuÅŸ. Ancak direk olarak tarikat yazması, çok büyük bir düşmanlık ve Türk Anayasası’na göre suçtur! Bugün Diyanet İşleri BaÅŸkanlığı’nın bile kabul ettiÄŸi tarikatlar için, avukat olsam, yeminlen gider dava açarım bu firmaya. Kazanacağımdan da eminim! Çünkü din iÅŸi olduÄŸu için, mahkeme Diyanet’ten komisyon raporu ister. Rapor gelir ve iÅŸ biter! Ama, böyle serseri kafalı insanlarla uÄŸraÅŸmaya bir saniyelik vaktim yok ne yazık ki! Allah akıl-fikir versin! Bu dünyada denetlersin, öbür dünyada…