Archive for December, 2006



Cengiz Han Sergisi’ne ATV canlı yayını!

Cengiz Han Sergisi’ne ATV canlı yayını!


Bir kaç gün önce İstanbul’da yeni bir sergi açılmış. Adı Cengiz Han sergisi. Sergi de, Cengiz Han’ın zalim MoÄŸol imparatorluÄŸundan, günümüze kalan ne varsa onlar yer alıyor.

İşin ilginç yanı, büyük MoÄŸol imparatoru Cengiz Han’ın sergisine CinerciÄŸin ATV’si canlı yayınla katılmış. Sanki bir haltmış gibi!

Sergi, Avrupa’nın bazı baÅŸkentlerinde teÅŸhir edilmiÅŸ. Sırada İstanbul varmış. ATV muhabirleri, iki gıdımlık bilgileriyle sergiyi öyle bir naklediyorlardı ki, onları görenler ünlü DoÄŸu tarihçileri zannederlerdi. Cengiz Han’ı yerlere göklere sığdıramıyorlardı.

Peki Cengiz Han kimdir? Cengiz Han, Buhara ve Semerkand gibi Türk-İslam medeniyetinin zamanındaki en büyük ÅŸehirlerini ele geçirirken, kütüphanelerini alt-üst eden, tüm kitapları yakıp yıktıran, tüm alimleri kılıçtan geçiren, bana göre tarihteki bir kaç deccaldan birinin ÅŸahs-ı manevisini oluÅŸturan ÅŸahıslardan biri. (Bu ÅŸahs-ı manevînin diÄŸer kolları arasında oÄŸlu Hülagu’yu sayabilirim)

Yani, Cengiz Han hain, saldırgan, medeniyet düşmanı, zalim mi zalim, gaddar, dini dinsizlik gibi bir ÅŸey olan bir çapulcu!. ATV’deki ünlü tarihçi gibi konuÅŸan muhabirlere göre ise Cengiz Han, halkının kültürünü geliÅŸtirmiÅŸ. ArkadaÅŸ, ne kültüründen bahsediyorsun! Hangi Cengiz Han’dan bahsediyorsun? Bahsetsene, Buhara ve Semerkant’aki müslümanların tamamını kılıçtan geçirdiÄŸinden, bahsetsene oÄŸlu Hülagu’nun BaÄŸdat’ı yerle bir ederek 800000 Müslüman’ı kılıçtan geçirip Abbasi İmparatorluÄŸu’nu sona erdirmesinden! Heeee, pardon bir ÅŸey söylemem lâzım. ATV haber, “vela teziru vaziretuvvizre uhra” ayetinde Allah-u Teala’nın “Yakınından dolayı kimseye kin gütmeyin!” buyurduÄŸu ayetini çok iyi bildiÄŸi için, Cengiz Han’ın oÄŸlu Hulagu’nun yaptığı zalimliklerden bahsetmedi !:) ATV Haber, yeni genuine ihlaslı haber servisi !:)


Bahsetsene bu işgallerinde yaptıkları gaddarlıklardan, kütüphane düşmanlığından, ilim düşmanlığından, zalimlikten! Senin bana o saçma sergiyi överek anlataman lüzum yok! Ben biliyorum neyin ne olduğunu!

Yarım saat kulaktan dolma bilgilerle Cengiz Han’a ait bilgiler öğrenip, bunları rating uÄŸruna sıralamak güzel. Ama rezalet bir haber! Eksik bir haber!

Hiç bir ATV haberinde, bir Osmanlı veya Müslüman halifesini öven bir haber görmedim, hayatım boyunca!. Bu ne rezalet bir haber bülteni! Allah akıl fikir versin!

Peki, ATV 29 Mayıs’ta nereye canlı baÄŸlanıyor? Hiç bir yere. Onlar için 29 Mayıs önem taşımıyor. İstanbul, çünkü o tarihte Türkler tarafından iÅŸgal edilmiÅŸ, o yüzden!?

Bu kültür Müslüman düşmanlığı niye? Bari eşit davranın! Bu halkın dinine saygınızı bozmayın!

Hafızlığa başlangıç!

Hafızlığa başlangıç!

Bu işleri yaşamış biri olarak, bir çok insan benden bunu soruyor. Hafızlık ne zaman yapılır? Nasıl yapılır? Sır gibi bir şey! Herkese nasip olmayan, dünyanın bütün servetlerini üst üste koysanız ulaşılamayacak zenginlikte bir hazine hafızlık!

Hafız olmak için öncelikle, yaÅŸ çok önemli. Bunun için en ideal yaÅŸ, kesinlikle henüz bulüğ çağına ermeden önceki bir kaç sene. Yani, 12-13 yaÅŸ, hafızlık için en uygun yaÅŸ. Çünkü, henüz bulüğa ermediniz ve kafanızda normal yaramazlıklar dışında baÅŸka bir ÅŸey yok! Tertemiz bir insansınız ve günahsızsınız. Ve ben de, bu zamanda Üstad Bediuzzaman’ın dediÄŸi gibi 15 yaşı, dinî mükellefiyetlerin baÅŸladığı yaÅŸ olarak görenlerdenim. Bu nedenlerden dolayı, ilk beÅŸ senelik okul zamanından sonra hafızlığa baÅŸlamak çok çok önemli. EÄŸer 12 yaşından önce, 5-6 yaşında veya 8-9 yaşında çocuÄŸunuzu hafızlık yaptırabilme imkânına sahipseniz, bu imkânı kesinlikle deÄŸerlendirin.

Çünkü, bir çocuÄŸun tertemiz kafası, Kur’an’ın barınabilmesi için en uygun ortamdır. Tabii, Allah’ın nasip etmesi ve de çocuÄŸun aklî zekâsının yerinde olması gerekmekte.


E tabii, Türkiye ÅŸartlarında 28 Åžubat’tan beri, ilkokul 5′ten sonra hafızlığa resmen izin verilmemesinin ne kadar zararlı, ne kadar hatalı ve iyi düşünülmemiÅŸ bir karar olduÄŸu ortaya çıkar. Yani, çocuk sekiz sene ilköğretimi bitirir, 15 yaşına gelir, kafası her ÅŸeyi görmeye baÅŸlar, artık bulüğ çağına ermiÅŸtir. Bu çocuÄŸun kafasının hafızlığa adapte olabilmesi için, ya çok çok iyi bir aile ortamında yetiÅŸmesi ya da çevreden kesinlikle etkilenmeyen bir bünyeye sahip olması gibi binde bir insanda olabilecek bir yapıya sahip olması gerekmektedir. Yani, onbeÅŸ yaşından sonra hafızlık yapmak çok zor bir iÅŸ! Allah yapanları muhafaza etsin.

Hafızlık yapmak için, kesinlikle ailenizden ayrı olmanız gerekmekte! Aile ile birlikte hafızlığın yapılabilmesi çok zor bir iş! En azından haftanın 5 günü yatılı, diğer iki gün ise çalışmak suretiyle evde geçirilerek yapılmalıdır. Zaten bu işi yaptıran kurumlarda bu şartları isterler.

Bittorent, uTorrent’i satın aldı.

Bittorent, uTorrent’i satın aldı.


Torrent hastalarının en sevdiği program olan uTorrent, Bittorent tarafından satın alındı.

uTorrent’in Bittroent ve diÄŸer birçok torrent programlarına göre çok daha güzel özellkleri mevcut. Bittorent firması, p2p’cilerin en sevdiÄŸi programlardan birini satın almış oldu. Daha da geliÅŸtireceklerini umuyorum.

Bittrorent’in, bu aralar, Amerika’da torrent korsan yazılım indirimlerinden dolayı başı dertte. Her ne kadar firma yasak yazılımların torrent kullanarak indirilmesi yasak dese de, bu yasak yazılımlar hergün milyonlarca kiÅŸi tarafından torrent uzantılı dosya olarak ve uTorrent, Bittorent gibi torrent programlarıyla indiriliyor.

Bir Galatasaray fanatiği olarak, Galatasaray-Fenerbahçe maçı!

Bir Galatasaray fanatiği olarak, Galatasaray-Fenerbahçe maçı!


Evet 2-1 yenildik. Aslında kâbus gibi baÅŸlamıştı. Acaba 6-7′ye doÄŸru gider mi dedim içimden ama, toparlanmayı baÅŸardık. Gerets yine ikinci yarı bir kanat, bir de forvet deÄŸiÅŸikliÄŸi yaparak oyuna hareket getirdi. Maçın ikinci yarısı, beklenenin aksine tek kale oynandı. Fenerbehçe’nin tek pozisyonu yoktu. Galatasaray ise Sabri, Ümit Karan’ın %100 pozisyonları, verilmeyen penaltı ve 2 kırmızı kartla, her zaman olduÄŸu gibi yine Kadıköy’den sirkülase edildi.

Evet, Galatasaray Kadıköy’deki maçlara 1-0 yenik baÅŸlıyor, ürkerek baÅŸlıyor. Bunun nedenleri fazla. ÖrneÄŸin; kulüp baÅŸkanın maçı izlemeye gelmezse, stadta babasız kalırsın, yetim kalırsın. Bununla da bitmiyor. Hakan Şükür gibi bir aÄŸabey maçta yok. Yine bitmiyor. Bir 10 numaran yok ki, maç boyunca takım liderliÄŸini ele alsın, takımı yönetsin, hem maçta mücadele ederek, hem de takıma pozitif yönde psikolojik katkı saÄŸlayarak.

Galatasaray yönetimi ne yazık ki beceriksiz. 10 numara için yükseklerden uçtular. River Plate’li Gallardo’yu alamayacaksan, bu demek olur ki, yurt dışından iyi bir 10 numara bu takıma getiremezsin. O zaman ligdeki 10 numaraları kontrol et! Ben şöyle baktığım anda, hemen gözüme Denizli’li Yusuf çarpıyor. Yusuf’u koy onbire. Yusuf, bu takıma top oynatır.

Gelelim bir baÅŸka açıdan bu konuya yaklaÅŸmaya! Kanat oyuncusu, oyun kuruculardan aldığı iyi toplarla pozisyon bulur ve oluÅŸturur. Galatasaray’da ise Sabri, Arda, Hasan ÅžaÅŸ gibi isimler, ne yazık ki sadece kendi yetenekleri ve dar alanda buldukları ikili paslaÅŸmalarla pozisyona girmeye çalışıyorlar. Fenerbahçe ne yapıyor. Alex, Tuncay’a bir pas kesiyor. Tuncay, direkt ceza sahasında. İşte, Galatasaray’la Fenerbahçe arasındaki en büyük fark bu! Oyun kurucu eksikliÄŸi!

Paran yoksa, o zaman Türkiye liginin iyi bir oyun kurucusunu getir. Örneğin Erhan Albayrak, daha iyisi Yusuf. Bunları düşünmeyip, yine Conceiçao gibi oyun kurucu diye sallamasyon adamları getirirseniz, halimiz yaman!




Son Eklenenler

RSS

Kategoriler



Veri Tabanları



Arsiv








website counter