Siyaseti sevmem. Bu nedenle, televizyonda haber dahi izlemem. Ben buna vurdumduymazlık değil, kıymetli vaktimi öldürmeme diyorum. Çünkü, haberlerdeki konular, 40 senedir aynı şekilde devam ediyor. Yani, olaylar değişmez. Değişen, insanlar, beyinler olur.
Futbol meraklısıyım. Ve televizyonda izlediğim en önemli şey, futbol! O da, maç olduğu zaman. Yani, haftada bir veya iki defa. Bir kaç sene evvel, basketbol meraklsıydım. NBA için, gece kaç defa kalktığım olmuştur. Ancak, çok şükür ki, ondan kurtuldum. Basketbol benim için, çok illet bir şey olmuştur. Çünkü, lise boyunca Efes Pilsen ve Ülkerspor’un izlemediğim maçı kalmamıştı. Hatta, Avrupa maçlarına, her hafta gidiyordum. Ancak, bir sene boyunca basketbolu izlememe kararımı aldıktan sonra, basketbolu takip etmekten kurtuldum.
Aslında, televizyonda bir şey takip etmek, gerçekten dedikleri gibi, ayağımıza bir pranga bağlamak gibi. Çünkü, o programı veya maçı, o saatte izlemesek, yerimizde duramıyoruz. Hatta, banttan izlemek bile, bizi tatmin etmiyor. İnsan, gerçekten o prangaları koparttığı zaman huzur buluyor. Yani, televizyon alışkanlığını üzerinden attığı zaman.
Televizyonda son iki senedir takip ettiğim tek program, Dikkat Şahan Çıkabilir’di. Tv8′den beri, “Bu çocukta potansiyel var” der ve Şahan’ı izlerdim. Çünkü, TV 8′de yapmış olduğu program, gerçekten kaliteli ve çok ilginçti. Başka bir benzerine, Türk televizyonlarında rastlamamıştım.
Lâkin, Dikkat Şahan Çıkabilir, ATV’ye geçtikten sonra, hem kaliteli içeriği düşmeye başladı. Hem de, işin içine bazı pislikler girmeye başladı. TV 8′de görüntü kirliliğinin önüne geçen Şahan Gökbakar, ATV’ye transfer olup daha ünlü olduktan sonra, Dikkat Şahan Çıkabilir’i, belaltı programına döndürdü. Bir sürü bel altı muhabbeti, benim müthiş tepkimi çekmişti. “İnsanlar, parayı ve şan, şöhreti görünce bu kadar mı değişiyor?” diye kendime sormuştum. Ancak, ne olursa olsun, Şahan’ın özellikle Cevizkıran bölümleri, gerçekten mükemmeldi. Şahan Gökbakar, herhalde çok yakında yeni bir projeyle yeniden ekranlara dönecektir.
Şu anda ise, televizyonda izlediğim tek program, Avrupa Yakası. Avrupa Yakası, her ne kadar, biraz konusundan dışarı çıksa da, (yani dizi, bir dergide çalışan ve beyaz bir Türk olan sevdiği erkekle evlenmek isteyen ve sevdiği erkeğe zıt bir aileye sahip olan bir bayanın hikayesinden, köylü, Açıköğretim mezunu, alt tabakadaki insanlara düşman, biraz sadist, kendisini Nişantaşı’nın lüks hayatı içerisinde görmek isteyen ve bu konuda koşuşturan bir delinin hikayesine dönüştü) halen daha Türkiye’de en fazla izlenen dizi. Ve diğer dizilerin Avrupa Yakası’nı geçme ihtimalini düşünemiyorum bile.
İşte tek izlediğim program, Avrupa Yakası. Bunu da, çok komik olduğu için izliyorum. Bir kaç sene önce, Ahmet Çakar ve Ziya Şengül’ün birlikte katıldığı Telegol’ü hayatta kaçırmazdım. Birbirlerine kinli davranırlar, araya diğer konuşmacılar girer, adeta kahkahayla takip ederdim. O zamanlar kahkaha kaynağım Telegol’dü, şimdilerde ise Avrupa Yakası!
Benzer postalar Sayfa 2Gmail Çözüm RehberiMynet Çözüm Sayfaları

0 Responses to “Televizyonda takip ettiklerim”