Bayramda ve baÅŸka zamanlarda arkadaÅŸlarımızla, büyüklerimizle, komÅŸularımızla çeÅŸitli sohbetlerimiz oldu. Ben, bir çok insanda bir ümitsizlik, yeis gördüm. BirçoÄŸu, “Allah sonumuzu hayır etsin, her gün daha kötüye gidiyoruz”, diye sözler söyledi, gerçekten çok üzücü ve düşündürücü.
Biraz daha derinlere daldığımızda, bu devlet bizim değil, bu ülke bizim değil vs. gibi lafları duymakta, çok zor olmuyor.
Ben ise, her zaman ki gibi, kendime has cevaplarımla ortalığı yatıştırmaya çalışıyorum. Bu ülke bizim, bu devlet bizim vs. diyorum. Bilhassa bazı tarikatçı kardeÅŸlerimiz “niçin ÅŸeriat yok”, diye - bana göre çok cahilane - soruyor.
Åžeriat, niye mi yok? ArkadaÅŸ, “ÅŸeriat isteriz” ifadeleri, ta ki Cumhuriyet kurulmadan önce ki istiklal Mahkemeleri’nden itibaren baÅŸlamış. Yüz yıl geçmesine raÄŸmen, halen daha o kafadaysanız size, pes yani derim.
Öncelikle, ÅŸeriatın kelime manasının yollar, istilahı manasının ise Allah’ın nizamı olduÄŸunu hepimiz biliyoruz. Ancak, Allah’ın nizamından kasıt ne? Hemen bir devlet kurmak mı? Hemen yolsuzluk yapanları, hortumcuları tesbit edip, asıp, kesmek mi? Bu çok saçma sapan bir ÅŸey. Böyle bir mantaliteyle devlet deÄŸil, bakkal dükkanı bile yönetemezsiniz. Yani, peÅŸmerge gibi ayaklanacaksınız, ortalığa yürüyeceksiniz, sonra ÅŸeriat devleti kuracaksınız, fasa fiso! Ne ÅŸeriatı, güzel kardeÅŸim, ÅŸeriat bu mu demek?
Åžu zamanda herkes, ÅŸeriatı farklı anlıyor. Åžeriatı duyunca, hemen kol kesmek, insan taÅŸlamak manaları zihinleri meÅŸgul ediyor. İnsanlar, İslam’ı anlamadığı için hem ÅŸeriat kelimesini kullanarak, İslam’ı kötülüyorlar, hem de böyle insanların ÅŸeriatı yanlış anlatmalarından dolayı, bazı insanlar çok yanlışlara düşüyorlar.
Şeriat nedir? Şeriat, ahlaktır, fazilettir, erdemdir, delikanlılıktır, imandır, ubudiyettir, güzelliktir, ihsandır, ihlastır, namazdır, niyazdır.
Åžeriatla, bir devletin hiç bir alakası yoktur. Allah’ın nizamıdır. Ama, hemen devlet kuralım, adam keselim diye, saçmalıklar düşünmeye, hayal etmeye gerek ve lüzum olmayan bir ÅŸeydir.
Üstad Bediuzzaman’ın ifadesiyle,” Yüzde doksan dokuz ahlak, ibadet, ahiret ve fazilete aittir, yüzde bir nisbetinde siyasete mütealliktir. Onu da ululemirlerimiz (yani, devleti idare edenler) düşünsünler.”
Bu kadar basit, bu iÅŸler. Ya, nicelerini biliyorum. Adam, Cuma’ya bile gitmiyor. Hatta, Cevahir AlışveriÅŸ Merkezi inÅŸaatında, stajer bir inÅŸaat mühendisi arkadaşım vardı, - zannedersem Beykent Üniversitesi’nde okuyordu - ben de stajerdim o zaman. Bana şöyle derdi, “Ben ÅŸeriatçıyım, arkadaşım. Bunu kimseden saklamam. İlk olarak, tanıştığım insanlara bunu derim, çekinmem.” Ancak, sıra Cuma günü, Cuma namazına gelince, arkadaşımda hiç bir faaliyet yoktu, ne yazık ki! Yani bırakın, beÅŸ vakit namazı, Cuma’ya gitmeyen insanlar bile, ÅŸeriat diye saçmalıyor.
ArkadaÅŸ, ÅŸeriat ibadetse, ÅŸeriatı yaÅŸayacaksan yaÅŸarsın, her yerde. Bütün camiler açık. Geceye kadar, namaz kıl, hatta sabaha kadar. Sohbetlere katıl. Ama, “Åžeriat isteriz”, diye cahil cahil laflar etme!
Åžeriatı, yani İslam’ı yaÅŸamak istersek, yanlışlarımızı düşünmeliyiz. Peki, niçin bu kin! Bir insan günah iÅŸliyorsa, sabahlara kadar içiyorsa, sen niye ona kin besliyorsun! Allah, sana bunu mu diyor? Niçin, o insanların arkasından kötü sözler söylüyorsun, gıybetini ediyorsun. Åžeriatı böyle mi istiyorsun? Daha gıybet yapmamayı öğrenememiÅŸsin, ama haddini aÅŸan ÅŸeylere bulaşıyorsun!
Åžeriattaki ibadete ait meselelerin, tırnağını bile yerine getiremezken, ÅŸeriat diye cahilane bağıran insanlara pes doÄŸrusu derim. Namaz kılıyorsan, kuÅŸluk namazını da kıl. KuÅŸluk’u kılıyorsan, Ebabil kıl, Evvabil kıl. Paran varsa, daha fazla zekat ver, sadaka ver. Daha fazla dua et. İnsanları, açık-saçık diye kötüleme. Gıybet etme. İnsanlara göstereceÄŸin, tebessüm bile sadakadır.
Şeriatı yaşayacaksan, böyle yaşa! Adam ol, kendine gel! İnsanlığı öğren!

MÂİDE SÛRESİ
(48) (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab’ı (Kur’an’ı) hak, önündeki kitapları doÄŸrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık Allah’ın indirdiÄŸi ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp ta onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir ÅŸeriat ve bir yol koyduk. EÄŸer Allah dileseydi elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiÄŸi ÅŸeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman anlaÅŸmazlığa düşmüş olduÄŸunuz ÅŸeyleri size bildirecektir.
MÂİDE SÛRESİ
(44)(ayatin sonu) Allah’ın indirdiÄŸi ile hükmetmeyenler kafirlerin ta kendileridir.
ENFÂL SÛRESİ
(14) İşte şimdi siz tadın onu! kafirlere bir de cehennem azabı vardır.