İnsanlar, kıyamet alametlerine ait meseleler duyunca inanılmaz meraklılaşıyorlar. Hatta, dinden imandan bihaber insanlar da bile, böyle bir hali seziyorum.
Bazı insanlar, gelecek olan kıyamet alametlerine karşı, kendilerini kurtaracak bir Mehdi’yi beklerken, bazıları ise, olayları pek de fazla önemsemiyor.
İsteyen önemsesin veya istemeyen önemsemesin. kıyamet alametleri haktır. Hatta, dabbet-ül arz gibi bir kısmı, bırakın hadisleri, Kur’an-ı Kerim’de bile bahsedilmektedir.
Dabbet-ül Arz, kıyamet alametlerinden biridir. Allah-ü Teala, Neml Suresi 82. ayette, “İnsanlara va’d olunan öldükten sonra dirilmek ve azap olunmak yaklaşınca, biz onlara yerden dabbeyi çıkarırız” buyuruyor.
Kur’an-ı AzimuÅŸÅŸan, dabbenin yerden çıkarılacağını, yani arzın dabbesi olduÄŸunu belirtiyor. Dabbenin de, bir hayvan olduÄŸu anlaşılıyor.
Peygamber Efendimizin Dabbet-ül Arz’la alakalı olarak, altı sahih hadis kitabından Tirmizi’de, “Dâbbe, yanında Hz. Musa (a.s.)’nın asâsı ve Hz. Süleyman (a.s.)’ın mührü olduÄŸu halde çıkacaktır. Mü’minin yüzünü asa ile parlatacak, kâfirin burnunu da mühürle mühürleyecek. İşte o dönemde yaÅŸayan insanlar biraraya gelecekler ve mü’minler, kâfir belli olacaktır” hadisi yazıldılıdır.
Üstad Bediuzzman ise Risale-i Nur’da, dabbe için bir canlı çeÅŸidi olduÄŸunu söylüyor. Ve tek bir ÅŸahıs olduÄŸundan bahsetmiyor. Bediuzzaman, Dabbet-ül Arz’dan, dehÅŸetli bir taife-i hayvaniyye olarak bahsediyor. Ayrıca, “Belki, “illa dabbet-l-arzi te’külü min seeteh” ayetinin iÅŸaretiyle, o hayvan, dabbet-ül-arz denilen aÄŸaç kurtlarıdır ki; insanların kemiklerini aÄŸaç kurtları gibi kemirecek, insanın cisminde diÅŸinden tırnağına kadar yerleÅŸecek. Mü’minler imanın bereketiyle ve sefahet ve su-i istimalattan tecennübleriyle kurtulmasına iÅŸareten, ayet, iman hususunda o hayvanı konuÅŸturmuÅŸ” cümlelerini söylüyor.
Bediuzzaman, bir aÄŸaç kurdundan bahsediyor. Ayrıca, insanların kemiklerini kemireceÄŸinden bahsediyor. Ve mü’minlerin, imanın bereketiyle sefahetten kaçınacak olmalarıyla, bu fitneden kurtulağından bahsediyor. Yani, bu demektir ki, bunun tersi de mümkün. Kafirler de, sefahetten ve su-i istimalattan dolayı, bu kurtlardan kurtulamayacak.
Buradan anladığım kadarıyla, kafirler, su-i istimalden dolayı bundan kurtulamayacak. Basit bir mantık yürütürsek; kafirler, sefahetten kaynaklanan vücutlarının su-i istimalleriyle (zina olduÄŸu çok açık), Dabbet-ül Arz’a yenik düşecekler. Peki nasıl yenik düşecekler? Sefahetten kaynaklanan vücutlarının su-i istimalleriyle kendilerine bulaÅŸacak olan bu kurd çeÅŸidiyle (kastedilen çok açık olarak mikroptur), vücudları bu kurtlar tarafından kemirilecek. Ve insanın cisminde kemiÄŸinden tırnağına kadar yerleÅŸmesi ise, herhalde, vücudunun hemen her yerine kurt diye ifade edilen mikrobun bulaÅŸacağı yorumunu yaparsak, pek de yanlış olmaz.
Peki, Dabbet-ül Arz’ın günümüzde çıkıp çıkmadığını incelersek; AIDS mikrobunun, aynen yukarıdaki tarife uygun olduÄŸunu anlarız. Çünkü AIDS, bilimin HIV diye adlandırdığı bir mikroptur ve aÄŸaç kurtları kadar küçüktür. Hatta, çok daha küçüktür. Sefahetten ve zina gibi toplumsal belalardan kaynaklanır. İnsanın vücuduna yerleÅŸtikten sonra, özellikle kan hücrelerine yerleÅŸir ve hızla çoÄŸalır. Yani, Bediuzzaman’ın ifade ettiÄŸi gibi, AIDS, insanın “cisminde diÅŸinden tırnağına kadar” yerleÅŸir. Kan hücreleri, vücudun her yerinde olduÄŸu için, HIV mikrobu da bu hücrelere yerleÅŸerek, Üstad’ın, “cisminde diÅŸinden tırnağına kadar” benzetmesini ispatlar. Ayrıca, HIV mikrobu, yani AIDS hastalığı, lenf bezlerinde büyümeler, ağız ve deride tekrarlanan uçuk, yara ve lekeler, uzun süreli ateÅŸ, pamukcuk, lüzumsuz terlemeler, kilo kaybı, ishal, öksürük, tüberküloz, solunum yetersizlikleri gibi hastalıkları da ortaya çıkarak, Üstad’ın, “insanların kemiklerini aÄŸaç kurtları gibi kemirecek” cümlesinin ifade ettiÄŸi gibi, insan vücudunu adeta baÅŸtan aÅŸağıya kemirir.
Dabbet-ül-Arz, AIDS hastalığının sebep olduÄŸu HIV virüsü veya AIDS virüsüdür. Ancak, AIDS’e benzer, baÅŸka hastalıklar çıkarsa, bunlara da dabbet-ül Arz’ın baÅŸka bir çeÅŸidi demek mümkün olabileceÄŸi kanaatindeyim.
Peki, peygamberin yukarıdaki hadisi ile, AIDS’in ne alakası olabilir diye sorarsak, ben şöyle bir yorum yapabilirim. Hadiste bahsedilen, “yanında Hz. Musa (a.s.)’nın asâsı ve Hz. Süleyman (a.s.)’ın mührü olduÄŸu halde çıkacaktır” cümleleri bana, dabbet-ül arzın dünyada müslümanların olacağı bir zamanda çıkacağını, “Mü’minin yüzünü asa ile parlatacak, kâfirin burnunu da mühürle mühürleyecek” cümlesi, HIV virüsüne, yani zinaya kesinlikle bulaÅŸmayan bir mü’min, günahı terkettiÄŸi için, vacip sevabı kazanacak. Ve böylece, “Mü’minin yüzünü asa ile parlatacak”. “Kâfirin burnunu da mühürle mühürleyecek” cümlesi ise, yine bana göre, Ehl-i Dalalet’in ortaya çıkarttığı sefahetlerin, nasıl kendi baÅŸlarına bela olacağını ve AIDS’e bulaÅŸanların, ne kadar dinden uzak insanlar olduklarını gösterecek . “İşte o dönemde yaÅŸayan insanlar biraraya gelecekler ve mü’minler, kâfir belli olacaktır” cümlesinde ise, insanların biraraya gelmesi cümlesi, ilim ve teknolojinin çok ilerlemesiyle, insanlığa kazandırılan tv, radyo, internet, gazete vasıtalarla hangi insanların AIDS’e yakalanacağını, herkesin göreceÄŸi ve bu ÅŸekilde müminlerle kafirlerin kim olacakları ortaya çıkarılacağını ifade ediyor.
Ama ÅŸu da var ki, Allah-u Teala, en kötü günahları iÅŸleyenlerin bile tevbelerini kabul ederken, mü’min iken bu hastalığa yakalananların tevbesini niye kabul etmesin ?
Ben, Hadis ve Risale-i Nur’da aslında çok açık olan bir ÅŸeyi, az da yorumumu katarak açıklamaya çalıştım. Her türlü hatamdan, eksiÄŸimden Allah’a sığınırım.
La Yağlemül-ğaybü İllallah
Ayrıca, Dabbetül Arz, ünlü İslam bilgini (!) YaÅŸar Nuri’ye göre ise, Stephan Hawking adındaki bilim adamıymış. Kanıtını bilmiyorum ama böyle söylemiÅŸ, beyefendi. Tabi, hadisleri kaale almayınca, Hz. Musa’nın asası ve Hz. Süleyman’ın mührünün ondan sorulmasını hakaret olarak telakki edecek, beyefendi.

kıyamete yakın zamanda dini gücü olmayan insanların intahar etmesi ve kendini oldürmesi icin allah tarafından yollanıcak olan ……..dır.
Hiç öyle düşünemiyorum, Burak Bey.
Ayrıca, “dini gücü olmayan insanların intahar etmesi ve kendini oldürmesi icin Allah tarafından yollanacak olan” tabiriniz, bana AIDS’i tarif ediyorsunuz, gibime geliyor.
biz yeri gögü hakin disinda herhangi bir amacla yaratmadik ,ucaklar biz gökyüzünü korunmus bir tavan kildik onlarsa(insanlar)bizim ayetlerimizden yüz ceviriyorlar,yani günesdeki alamet yada ozon tabakasi.
yerden bir hayvan derken yani biz size aci cektirmeyiz bir elci gönndermedikce yani insanlar kendi nefislerine zulüm ederler diyorlar,,,, yalanmi yoksa ucak, araba , fabrikalar hepside hep telikehli is birde bizim kafirler müslümanlara akilsiz diyorlar kendileri sanki silahlarla yada fabrikalarla cok iyi is beceriyorlar petrola gasla ,,,, bence müslümanlar korunuyorlar bu dunyada mehdi hz zuhuru cok yakin …. insallah
cok iyi bir yapım cok iyi bir osman karacadağ korkusu dabbe belki gerçek ama internetin de zararlarını anlatıor cok süper bir film!!!bnce herkez izlemeli(BİNNUR)
ya arkadaslar biri bana dabbe ne yapmaya gelcek anlatsın onu bana
cok korkunç olsada iyi
uuuuuuuuuuuuuuu cok korktum . allah/a inanırsak bir şey olmaz
ben bi ansiklobedide de bu tur bişi okumustum gercekten çok korkunç :S
kardeşler ben dabbenin internet olduğu kanaatindeyim.peygamberimizin hadislerini anlamak için hadis ilmini bilmek lazım.bu hadis anlamı gizli olan hadistir.aidse bulaşan müslümanlar yokmu..ne ilgisi var aidsle..
Güzel arkadaşım ayeti niye yarım yazıyor ve istediğin şekilde yorumluyorsun.
(Kıyametin kopacağına dair) o söz başlarına gelince onlar için yerden kendilerine bir dâbbe (canlı bir yaratık) çıkarırız. O, onlara insanların âyetlerimize kesin
olarak inanmadıklarını söyler.
Yerden bir dabbe çıkarırız deniyor ve onları ayetlerimize kesin inanmadıklarını haber verir deniyor. Bence mikrop olma olasılığı düşük Said nursi Hz (Bedüzaman Hz) bu konuyu iyi açıklamış. Canlılık özelliÄŸi gösterdiÄŸinden bahsetmiÅŸ öle deÄŸil mi. (AIDS, HIV) bunlar mikrop deÄŸil virüstür ve virüs biyolojide canlı olarak nitelendirilemezler. Saygılarımla…
Dabbe bana göre aids falan değil her geçen gün artan insanoğlunu genc yaşlı demenden bulaşan herkesin kanını emen hayatını söndüren uyuşturucu belasıdır bu benim düşüncem doğru yada yanlış.saygılar