İnsanoğlu her zaman yaptığı şeylerle övünür. Sanatın, bilimin, teknolojinin artmasıyla her geçen gün değişik sanat eserleri ortaya koymuş, bu eserler karşısında insanoğlu adeta kendi kendini alkışlamıştır.Beni bu işin biraz daha somut durumlarına ineceğim.
1917′de Rusya’da Çarlık ihtilali kurulduÄŸu zaman, milyonlarca kiÅŸi katlediliyor ve Komünizm rejimi getiriliyor. Bu rejimi getirmek için seneler harcanıyor. Hatta, menfur Lenin’in devasa heykeli Moskova’nın en güzide yerlerinden birine dikiliyor. Hem de günler süren çalışmadan sonra.
1992′de SSCB, irili ufaklı birçok ülkelere ayrıldığı zaman, Rusya’da komünizm rejimi yıkılırken, Lenin’inden de heykeli, ülkesi gibi bir anda yıkılyor. Hem de halkın gözü önünde ve alkışları arasında.
BaÅŸka bir örnek daha. 1. Levent’te, yaklaşık on gün evvel saÄŸlam ve faaliyette olan bir binanın, on gün sonra yerle bir olduÄŸunu görünce çok ÅŸaşırmıştım. Kanyon’a hemen 100 metre uzaklıkta olan binanın yıkımından sonraki tek görüntü; aylar süren çalışmadan sonra, insanoÄŸlunun daha yüksek binalar yapma hırsına yenik düşen enkaz yığını oldu.
Eserleri yapmak zor oluyor, yıkmak ise çok kolay.
Osmanlı 1800 yılları civarına kadar, halen daha Belgrad’ın sahibiydi. Ancak, sadece yüz yıl sonra, Haçlı zihniyeti İstanbul’a kadar geldi. Koca çınar, sadece yüz senede, beÅŸ yüz senede kazandığı topraklarını düşmanlarına verdi.
Öyleyse, yapmış olduğumuz ve üretmiş olduğumuz fikirlerin, olguların, maddelerin, aletlerin, kardeşliğin, fedakarlığın vs. nin kıymetini iyi bilmeli, yıkılmasına sebep olacak sebepleri fark etmeli ve bunların önüne geçmeliyiz.

0 Cevap “Yapmak zor, ancak imha etmek kolaydır” Haberine