Ne zaman futbol hakkında konuÅŸulursa, sohbetin sonunda bu kelimelere rastlıyorum. KonuÅŸan Galatasaraylı’ysa Pendik’ten baÅŸlıyor. UEFA ÅžampiyonluÄŸu’ndan çıkıyor.KonuÅŸan Fenerbahçeli ise, Tromso’dan baÅŸlıyor, 6-0′la devam ediyor, vs.
Futbol hakkındaki konuşmaların sürekli olarak, tartışmalara döndüğünü hissediyorum. İnsanlar, bu konularda çok tarafsız olamıyorlar. Ve dakikalar içinde ses tonlarını yükselterek, fanatikliliklerini gösterebiliyorlar.
Ben de sürekli futbol takip eden biriyim. Ancak, bazen aklıma “her gün olan biten ÅŸeyler, sanki senelerdir tekerrür ediyor” düşüncesi takılıyor.
Sanki aldatılıyormuşuz gibi geliyor, bana. Sanki iddia ve bahisler çıktığından beri bu işin ihlası kalmamış gibi geliyor, bana.
Bu işle çok ilgilenmenin vakit kaybından başka bir şey olmadığını zannediyorum.
Fakat, madalyonun diÄŸer tarafında daha farklı ÅŸeylerde var. Ben, hayatım boyunca, günlük yaÅŸantımda beÅŸte bir düsturunu uyguladım. Yani, günlük yaÅŸantının beÅŸte birini kafa dinlendirecek ÅŸarkı, türkü, ilahi, maç, film gibi ÅŸeylerle geçirdim. Bazen bu oran, beÅŸte bir deÄŸilde, beÅŸte beÅŸ de oldu. Ama, Allah’a şükür, ÅŸu an buradayım, sağım, salimim.
Bir Galatasaraylı olarak, ben de bazen, “Shevchenko ile jipin, hangi benzer özelliÄŸi var, cevap, ikisi de dört çeker” esprisini Fenerbahçeliler’e yapabiliyorum. Ben de bazen Kiev’den girip, 5-1′den çıkabiliyorum. Her ne kadar futbolla kandırıldığımı düşünsem de, birey olarak benim de, her nefsin olduÄŸu gibi, böyle ÅŸeylere ihtiyacım var. Tabii, dozları arttırmamak kaydıyla !

0 Responses to “Pendik, Tromso ve diÄŸerleri”