.


Çaresizseniz, çare sizsiniz!

8 veya 9 yaşındaydım. Rahmetli babam, o Pazar sabah çok hastaydı ve beni uzaklara ilaç almaya gönderecekti. Neler yapacağımı tarif etti. Bende yola koyuldum. Gültepe’de nöbetçi eczane arayacaktım. Bildiğim eczaneye gittim. Nöbetçi eczanenin Gültepe no. 306 olduğunu görünce korktum. Çünkü, Gültepe’nin başındaydım ve aşağılara pek gitmemiştim.

Sabahın erken saatleriydi. Babam, “Eğer nöbetçi eczane 200 veya 300′lerde ise, atlarsın bir minibüse gidersin, no’lara bakarsın, yaklaştığın zaman inersin” demişti. Ancak, nerede bende ki cesaret. Hayatımda o zamana kadar tek başıma minibüse veya otobüse binmemiştim. Bunun üzerine yürüyerek gitmeyi düşündüm. Minibüsle gitmeyi göze alamamıştım. Hem kaybolursam, geldiğim yere geri dönecektim. Daha kolay olacaktı.
Yola koyuldum. Yollar bitmiyordu. Ee haliyle, adımlarımda küçüktü. Yürüdüm, yürüdüm. 80-90 derken 100-150-200 ve 300′lere geldim. Sonunda eczanenin tabelasını da gördüm.

Artık, menzile ulaşmıştım. Kapıyı çektim. Ama, o da ne kapı kilitliydi. Nöbetçe eczane kapalıydı. O zaman çok ürkmüştüm. Çünkü, babamın durumu epey kötüydü. Çok küçüktüm, bu nedenle Çeliktepe’ye veya yakındaki başka semtlere gitmek aklıma bile gelemezdi. Televizyonların efsane çocuğu Sezer’in yarı aklı olsa herhalde düşünebilirdim onu. Neyse, dedim. Mecbur döneceğim. Tam kafamı çevirdim. Çevirirken, eczanenin camında gözüme bir yazı çarptı. Dikkatle okudum. “Çaresizseniz, çare sizsiniz” gibi bir şeydi. O anda hiç bir şey anlamamıştım. Kafam zaten sıkılmıştı. Evin yolunu tuttum. Endişeliydim. Babamın durumu ağırdı. İçimden dualar ederek dönüyordum. “Aman Allahım babama birşey olmasın” vs diye ağzım durmuyordu. Yolda, bir de o yazı aklımdan çıkmıyordu. En sonunda çözmüştüm de yazıyı. Çaresizseniz, çare yine de sizsiniz gibi bir manası vardı. Ancak, eczane kapalı. Nasıl, kendime çare bulacağım demiştim. Bana, o yazı çok mantıklı gelmemişti. Küçüktük tabi, çok geniş düşünemiyorduk.

Eve geldim. Babam, çok şükür daha iyiydi. Olanları anlatınca, eczane kapasındaki yazıyı da söyleyince, gülmüştü yüzü babamın, neşelenmişti. Teşekkür etmişti. Çok şükür babam hiç bir şey olmamıştı. O Pazar sabahını çok şükür, iyi bir şekilde atlatmıştım.

Yıllar geçti. Babam vefat edeli, 13 sene kadar oldu. Ama, o anı unutamıyorum. Çaresizseniz, çare sizsiniz yazısını da. Çoğu zaman aklımdan çıkmaz, o söz. Kim söylemişse, nasıl söylemiş. Bu sözü söyleyen gerçekten hakikatbîn bir insanmış.

Gurbet tarzı hayatta yaşadım. Ve her ne zaman, arkadaşlarım yanımda olsa da, kendi ayaklarımla yere basmam gereken çok zaman olmuştu. O söz, gerçekten bana bir ışık olmuştu. Beni tek başıma kalsam bile, hayattan kopturtmadı, bu söz. Çoğu zaman yalnız kalsam bile, sıkıntılarımda ve sorunlarımda, kendimi yine ben teselli ediyoruml. Maddi ve manevi yaralarıma, tabii ki de Yüce Allah’ın yardımıyla ben kendi başıma çare oluyordum. İşte küçüklüğümde bu söz, bana hayatın ufakta olsa bir yanını öğretmişti.


Benzer postalar Site Map

0 Responses to “Çaresizseniz, çare sizsiniz!”


  1. No Comments

Leave a Reply



Benzer postalar Site Map


Blink It
eXTReMe Tracker